Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

                             

 

     ÇOCUĞU TANIMA TEKNİKLERİ

   

            Çocuğu tanıma tekniklerinden bir tanesi ve en sık yapılanı gözlemdir. Ancak gözlem yapan kişinin çocuğun dünyası ile ilgili etkin bir bilgi dağarcığına ve empatik özelliğe sahip olması gerekir. Çocuk dünyası ile ilgili bilgi iyi bir empatik özellik sayesinde çaba gerektirmeksizin elde edilebilir. Empatik yaklaşım çocuğun bulunduğu ortamı tüm koşulları ile bilmek ve bu koşulların hangisinin ne oranda etkili olduğunu belirlemekten geçer. Tabii bu koşullar içerisinde biz olsak neler hissederdik düşüncesi empatik yaklaşımın en temel koşuludur.

            Kaba bir örnekle meseleyi açmaya çalışalım. Zor bir doğum ile dünyaya gelen bir bebek doğal olarak kafa travması geçirmiş, şok yaşamış ve zihinsel gelişimini sağlayacak hücre oluşumuna engel teşkil edecek şiddeti hem psikolojik ve hem de biyolojik olarak yaşamıştır. Bunu bilmiyoruz.... Aynı bebek 9 – 10 aylık iken ateşli bir hastalık geçiriyor. Gece vakti gelişen bu hastalık durumu ancak gündüz farkedilebiliniyor. Yani bebek en az 5 saat  40 ve üstü bir sıcaklık derecesini yaşıyor. Bunu da bilmiyoruz.... Uyumsuz bir anne-baba ilişkisi içerisinde büyüyen bebek isteklerinin karşılanması durumlarında da sıkıntı yaşamıştır. Aynı zamanda tüm bu yaşadıkları çocukta gizli zeka geriliğine yol açmıştır.

            Bu şartlar altında okula başlayan çocuktan öğretmeni şikayetçidir. Çok değişik tepkileri vardır çocuğun. Bir gün uysal iken. diğer gün uyumsuzdur. Uysal olduğu gün evde her günden değişik bir olay yaşamıştır çocuk. Babası ile annesi kavga etmemişler kendisi ile de ilgilenmişlerdir. Uyumsuz olduğu gün ise evde olağan bir gün yaşamıştır çocuk. Temel güven duygusunun yerleştiği ilk üç yıl çocuk bu güven duygusunu oluşturamamıştır yaşadığı olumsuz hadiselerden dolayı. Bunu da bilmiyoruz.

            Öğretmen şikayetçidir... Okumayı sökemiyor diye. Neredeyse bir yıl bitecek ama çocuk diğerlerine göre çok çok gerilerde. Çocukta gizli zeka geriliği vardır. Yani yaşadığı hadiseler onu içe kapanık ve ilgisiz yapmıştır. Depresiftir. Öğrenmeye, oynamaya ilgisizdir. Zekası normaldir ancak zekasını kullanabileceği psikolojik becerilerden yoksundur çocuk. Bunu da bilmiyoruz.

            Gözlem tekniği bize çocuğun davranışlarının altında yatan nedenleri sağlıklı ve tam olarak vermez. Ancak çocuk hakkında önemli fikirler verir. Yukarıdaki örnekten yola çıkarsak gözlem tekniği sayesinde çocuğun davranış problemlerini farkedebiliriz. Onun içe kapanık, dirençsiz, uyumsuz, zor öğrenen, ilgi düzeyi gelişmemiş bir çocuk olduğuna kanaat getirebiliriz. Yanılmamışta oluruz. Ancak bu çocuk neden böyle ? Yaratılışından mı ? Öğrenme sonucu mu ? Yoksa yaşadığı olumsuzluklardan mı ? tüm bu sorulara gözlem tekniği cevap vermez. Burada çocukla ilgilenen kişinin, gözlemcinin başvuracağı ikinci ve çok etkili olan teknik vaka incelemesidir.

            Vaka incelemesi derinliğine araştırma yapanlar için faydalı bir tekniktir. Gözlemci yani öğretmen, yukarıdaki vakada yapması gerekenleri bu tekniği kullanarak yapacaktır. Bu teknik  çocuğun çok teşekküllü incelenmesi esasına dayanıyor. Sebep-sonuç ilişkisi arar. Öğretmen bu durumda çocukla ilgili detaylı bilgi almak için en yakınlarından başlayarak detaylı bir özgeçmiş alacaktır. Yakınlarından kastımız sadece anne ve baba değildir. Çünki anne ve baba çocuk üzerinde tasarrufta bulunurken hata yapmış olabilir ve büyük bir ihtimalle yaptıkları hataları saklayacaklardır. Bu da araştırıcıyı ( öğretmeni ) yanlış sonuçlara götürecektir. Bu sebeple iyi bir vaka incelemesi yapmak istiyorsak ki bu şarttır özgeçmiş bilgilerini akraba ve komşulara da sorarak almak durumundayız. Özgeçmiş bilgileri  annenin çocuğa hamile kaldıktan bugüne kadarki gelişimsel bilgilerini kapsamalıdır.

            Üçüncü tekniğimiz çocukla konuşmamız ve psikoanalizini çıkarmamızdır. Psikanaliz uygulanırken çok değişik tekniklerden faydalanılır. Çocuğa resim yaptırmak, oyun içinde çocuğu gözlemek, onunla detaylı bir konuşma yapmak. Bu üç uygulamada biraz profesyönellik gerektirmektedir. Çünki her üçü de kendi içinde çok detaylı ve bir o kadar da feedback özelliği olan uygulamalarıdır. Örneğin psikanaliz uygulaması tamamen araştırıcının kendi becerileri ile sınırlıdır. Çocuğu konuşturmak, onu yönlendirmek, hedef , hayal ve rüya analizine girebilmek ve tüm bu gelişmelerden yeni keşiflere ulaşmak her araştırıcıda aynı sonuçları vermez.

            Çocuk hakkında bilgi edinmemiz gereken bir diğer hususta onun zekası ile ilgilidir. Bir çocuğun uyumsuz oluşu direkt onun zekası ile ilgili olabilir. Dersi anlamayan, arkadaşları karmaşık oyunlar oynarken aynı becerileri gösteremeyen çocuk kendinde bir takım eksikler olduğunu düşünür. Arkadaşları ondaki eksikliği dillendirebilir ve onu oyunlara almayabilir veya eksik görevler verebilirler.

            Zeka seviyesi çok hassas aynı zamanda da çok karmaşık bir durumdur. Yaşadığımız çağın en büyük dahilerinden kabul edilen Albert Eınstein geri zekalı diye ilkokul sıralarında öğretmeni tarafından okuldan uzaklaştırılarak okul hayatına son verilmiştir. Öğretmeni onu hangi kriterlere göre yargılamıştır? Bunu tam olarak bilmiyoruz ama günümüz türkiyesinde de sıkça yapılan dersi anlamıyor, bu çocuk diğerlerinden zekaca geri yargılamasını o öğretmenin de yaptığı görülüyor. Oysa Eınstein disleksi adı verilen özel bir nörolojik durumdan dolayı başarısız görünmüştü.

            Bir çocuğun zeka seviyesini belirlemek bugün itibarı ile ( geçmişe nazaran ) daha güvenilirdir. Ancak hemen şunu da belirtmek faydalı olacaktır. Zeka testleri kesin sonuçlar vermekten uzaktır sadece fikir verirler. Bu fikre ulaşmak bile iyi bir çalışma gerektirir.

Dünyaca kabul edilen ve DSM kriterlerinde de yer bulan iki zeka testi vardır. WISC-R ve STANFORD BINET. Bu testler Türkiye’de okul ve kliniklerde kullanılmaktadır. Bu iki test birbirine göre bir takım farklılıklar göstermektedir. Bu aşamada bu testlerin içeriği hakkında bilgi verilmeyecektir.

Zeka testleri bize çocuğun psikolojik durumundan kaynaklanan eksiklikleri vermekten uzaktırlar. Böyle olunca da araştırıcı zeka testi ile çocuğun zekası hakkında sonuca ulaşmamalıdır. Zekaya etki eden bir çok faktör hakkında edinilecek bilgiler neticesinde çocuğun zekası hakkında bir malumata ulaşılabilinir.

Uygulayıcının zeka geriliği, gelişim bozukluğu, geç öğrenme ve geç gelişme, depresyon, disleksi, kaygı düzeyleri, sağırlık, görme bozuklukları, kelime dağarcığı, çağrışım bozuklukları, motivasyon, kültür farkları, duygulanım bozuklukları v.s. gibi konularda uzman bir kişi olması gerekmektedir.

Çocuğu tanıma tekniklerinden bir tanesi de sosyometri tekniğidir. Bu teknik sayesinde çocuğun sosyal ve psikolojik dünyası hakkında önemli bilgiler edinebiliriz. Çocuğun tercih ettiği arkadaşları, onların psikolojik ve sosyal dünyaları bize çocuk hakkında önemli mesajlar verebilir. Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim sözü de bu tip bir değerlendirmenin sağlıklı oluşunu ispat eder niteliktedir.

Örneğin liderlik vasfına sahip bir çocuğun yanında sürekli dolaşan, onun yönlendirmelerine göre bir yaşam tarzı oluşturan bir çocuk için peşin hükümlü olmamak kaydı ile bağımlı, kendine güveni az, azarlanan, kaygılı, becerileri az bir çocuk diyebiliriz.

Sosyometri tekniği ile sınıf içi arkadaşlık durumunu da farklı özellikleri ile tespit etme olanağı buluruz. Sınıfta lider kim, hangi özellikler ile lider, en aktif, en pasif, en çalışkan, en tembel, sevilmeyen, içe kapanık, konuşkan, ve daha bir yığın özellikleri ortaya çıkarmamız mümkündür. Teknikte kullanılan yönergelere göre sınıf içinde istediğimiz bilgileri alabiliriz.

Özellikle okulda kullanılan tekniklerden bir tanesi de Kimdir Bu tekniğidir. Seçilen soru yönergeleri aracılığı ile sınıf içinde bir çocuğun diğer arkadaşları tarafından nasıl değerlendirildiği öğrenilir. Sosyometri tekniğinden daha kapsamlı bilgileri bu teknik sayesinde elde ederiz.

Yönergelerden bir tanesini inceleyelim. “ Çok kavga eder, oyun bozandır. Kimdir bu?” 20 kişilik bir sınıfta bu soruya çocukların verdiği cevapta Ersin ile Ahmet’ in yazıldığını varsayalım. 12 kişi Ersin’ i 8 kişi de Ahmet’ i seçmiş olsun. Bu cevaplardan hareketle Ersin ve Ahmet’ in oyun becerileri gelişmemiş, sosyal ilişkileri zayıf, problemlerini kavga yolu ile gidermeye çalışan, sınıfta sevilmeyen kişiler olduklarına kanaat getirebiliriz. Ancak her test sonucunda olduğu gibi burada da testin vermiş olduğu sonuçlara göre hüküm veremeyiz. Gözlem ve mülakat teknikleri sayesinde bu öğrencilerin gerçekten böyle olup olmadıklarını araştırmak gerekir. Çıkan sonuca göre bu çocuklarda ki bu özelliklerin psikolojik temellerine inip düzeltme ve daha uygun davranışlara yöneltme çalışmalarına geçmek gerekir.

Çocuğu tanıma tekniklerinden bir tanesi de “ Kime Göre Ben Neyim “ tekniğidir. Bu teknik insanın başkaları tarafından değerlendiriliş tarzının ondaki olumlu veya olumsuz etkilerini ortaya çıkarmak amacı ile hazırlanan bir test tekniğidir. Başkalarının düşünceleri insan hayatında hele çocuğun gelişiminde oldukça etkilidir. “ Akıllıya 40 gün deli demişler deli olmuş “ atasözü de hayatımızda başkalarının düşüncelerinin ne denli etkili olduğunu kanıtlar niteliktedir.

Bu test sayesinde çocuğun hayatında etkili olan insanları ve etki düzeylerini öğrenerek iyileştirme ve destekleme çalışmaları yaparız.

Örneğin; soru yönergemiz “ Çok tembeldir “ olsun. Yönergenin cevap kısmında Anneme, babama, öğretmenime, arkadaşlarıma, bana kısmı vardır. Burada çocuğun vereceği cevap anne ve baba kısmı olsun. Bu cevaplardan hareketle şunları anlayabiliriz. Aile yargılayıcı bir ailedir. Büyük bir ihtimalle bu durum çocuğu yıpratmakta ve suçluluk duymasına sebep olmaktadır. Öğretmen çocuğun durumundan memnundur. Aile çocuktan çok şeyler beklemektedir. Fakat çocuk beklentilere cevap verecek kapasitede değildir. Sürekli başkaları ile kıyaslanmakta, bu durum da çocuğu yıpratmaktadır.

Biz bu bakış açısından yola çıkarak çocuk ile ilgili geniş bir araştırmaya girerek aile ile irtibata geçip çocuğa yapılan yanlışlıklar noktasında aileyi bilinçlendiririz.

Çocuk ile ilgili bir başka araştırma tekniğimiz Psikometri adını verdiğimiz ve çok değişik testleri içeren tekniktir. Bu test sayesinde çocuğun psikolojik ve varsa patolojik durumlarını öğreniriz.

Psikometri testlerinden bazıları şunlardır: Hamilton, Beck  Kaygı, Depresyon testi ve Kişilik testleri. Bu testlerin herbiri  çocuğun farklı özelliğini ortaya çıkarmaya yararlar. Genelde kliniklerde kullanılırlar. Ancak okullarda da kullanılabilinirler.

Bir diğer teknik Oyun Terapisidir. Oyun terapisi sayesinde çocuğun sosyal uyum ve motor yetenekleri keşfedilip geliştirilir. Bu teknik çocuğun ruhsal dünyasındaki iyileştirmeler için de kullanılan çok iyi bir terapi tekniğidir.

Hülasa bütün test teknikleri ve diğer teknikler iyi bir araştırma ve destekleme çalışmaları olmadan yanıltıcı bilgiler verirler.                                 

 

                                              ÖZEL ÇAMLICA KALEM İ.Ö.O. REHBERLİK SERVİSİ

 

 

 Son Güncelleme Tarihi: Ağustos 29, 1999.                    webmaster: salihaltay@yahoo.com